En son konular
» DreamBox Kullanıcılarına özel FLASHWIZARD 7.02 Türkçe
C.tesi Eyl. 17, 2016 8:48 am tarafından turnurbil

» Canli MAc Izleme linki
Perş. Kas. 19, 2015 8:42 pm tarafından fatih266

» E2 Setting 7,13,19,42
Paz Kas. 01, 2015 10:04 am tarafından codegen

» Redline Aradiginiz hersey tek link Her zaman guncel Arkadaslar
C.tesi Eyl. 26, 2015 5:57 am tarafından UCANKUS004

» Çökmüş Dreambox DM 500S Kurtarma
Salı Eyl. 22, 2015 12:43 pm tarafından yavoth

» DM800HD Clone Patched Images (Sim 2.01 SSL#84D OE2.0)
Perş. Tem. 02, 2015 2:38 pm tarafından Admin

» All Files in Our Enigma2 Addons
Çarş. Tem. 01, 2015 10:55 pm tarafından ttys

» E2 - Dreamboxedit_setup 5.1.1.1 ile İP TV eklemek
Paz Mart 22, 2015 1:48 am tarafından AHMCEL

» Ace Stream Media 3.0.3 programı ve paylaşım bölümü
Perş. Mart 05, 2015 1:59 pm tarafından Admin

Arama
 
 

Sonuç :
 


Rechercher çıkıntı araştırma

Haber

Html Kodları
http://www.btgroup.com.tr/tr/
Canli Radyo

Fbml Kodları

http://www.btgroup.com.tr/tr/
Eylül 2017
PtsiSalıÇarş.Perş.CumaC.tesiPaz
    123
45678910
11121314151617
18192021222324
252627282930 

Takvim Takvim


Peygamber Efendimiz (sav)'deki Haya Duygusu...

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek

Peygamber Efendimiz (sav)'deki Haya Duygusu...

Mesaj tarafından Admin Bir Salı Ocak 10, 2012 5:46 pm

Peygamber Efendimiz (sav)'deki Haya Duygusu...
Peygamber Efendimiz (sav)'deki Haya Duygusu...


Haya hoşa gitmeyen yahut terk edilmesi yapılmasından daha uygun olan bir şeyin yapılması esnasında yüzünde beliren ince kızarma hali olarak tanımlanır. Utanma sıkılma manalarına da gelen haya en geniş şekliyle İslâm ahlâkında yerini bulmuştu.
Bu ahlâk en mükemmel haliyle yine Peygamberimizde görülmektedir. Peygamberimiz her türlü temiz huyda olduğu gibi haya bakımından da insanların en üstünü ve en utangacı idi.
Peygamberimiz son derece haya sahibiydi. Görülmesi ve açılması ayıp sayılan şeylere karşı gözü kapalı âdeta yumuktu. Bu hususta da insanların en edeplisiydi.
Ebû Said el-Hudri Peygamberimizin fevkalâde haya sahibi olduğunu ifade ederek şöyle demektedir:
"Peygamber (a.s.m) öyle bir haya ve edep sahibiydi ki kimseye hoşlanmadığı şeyle hitap etmezdi."
Peygamberimizin haya ve edebinin üstünlüğü
o zamanlar Arabistan ve diğer ülkelerle kıyas edilirse daha açık bir
şekilde görülebilir. Çünkü o devirde insanlığın haya ve edep adına
hiçbir şeyden haberi yoktu.

Araplar
herkesin gözü önünde çıplak olarak yıkanır. Hatta bazen Kabe'yi bile
çırılçıplak tavaf ederlerdi. Utanmak ve ayıp diye bir şey bilmiyorlardı.

İşte Peygamberimiz yaratılışı gereği Arapların bu çirkin halinden tiksinir
rahatsızlık duyardı. İslâmı insanlara duyurmaya başladıktan sonra
Sahabîlerine her fırsatta edep ve haya dersi veriyordu. Cahiliyeden
kalma âdetleri temelinden kaldırıyor; yerine 'ın razı olduğu en güzel ahlâk kurallarını yerleştiriyordu.

Abdullah bin Mes'ud'un rivayetine göre bir gün Resul-i Ekrem Efendimiz Sahabîlere şu tavsiyede bulundu:
"Yüce 'tan hakkıyla gerçek haya ile haya ediniz" buyurunca Sahabîler:
"Ya Resulallah 'a hamd olsun biz 'tan haya edip utanıyoruz" dediler.
Bunun üzerine Hz. Peygamber (a.s.m) şu tavsiyede bulunur:
"Haya etmek böyle değildir. 'tan hakkıyla haya etmek başı ve başın taşıdığı organları karnı ve karnının içine doldurduğu organları haramdan korumak ölümü ve toprak altında çürümeyi hatırda tutmaktır. Âhireti isteyen kişi de dünyanın zinetini bırakır. İşte kim böyle yaparsa 'tan gerçek manada haya etmiş olur."
Peygamberimizden haya dersi alan Sahabîler o derece yücelmişlerdi ki onların her hareket ve davranışlarında edep ve hayanın bir yönünü görmek mümkündü.
Yaratılışları icabı her türlü kusur ve hatadan uzak bulunan çirkin ve kötü şeylere yanaşmayan meleklerin bile haya edip utandıkları Hz. Osman bu bakımdan bir sembol haline gelmişti. Bazı zamanlar Peygamberimiz onun hayasını açıkça takdir ve methederdi.
Peygamber Efendimiz insanların kusurlarını görmez bazen görmezden gelir çok zaman gözünü çevirir kusurunu görse de yüzüne vurmaz o kişiyle arasındaki saygı ve sevgi perdesini yırtmazdı.
Ancak bazı kusurlar vardı ki
o kusuru o insanın düzeltmesi gerekirdi. Çünkü o kişi o kusurun ya
farkında değildir veya o davranışın bir ayıp ve kusur olduğunu
bilmemektedir.

Bir de kusur düzeltirken karşı taraf mahcup edilmemeli herkesin içinde onun yanlışları eksik yanları ayıp ve eksikleri yüzüne vurulur şeklinde söylenmemelidir.
İşte Sevgili Peygamberimiz bütün bunlara dikkat eder ona göre insanlara davranırdı.

Admin
Administrator

Erkek Mesaj Sayısı : 2857
Points : 6936
Reputation : 7
Kayıt tarihi : 03/05/11

http://uydudreambox.swedishforum.net

Sayfa başına dön Aşağa gitmek

Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön


 
Bu forumun müsaadesi var:
Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz