En son konular
» DreamBox Kullanıcılarına özel FLASHWIZARD 7.02 Türkçe
C.tesi Eyl. 17, 2016 8:48 am tarafından turnurbil

» Canli MAc Izleme linki
Perş. Kas. 19, 2015 8:42 pm tarafından fatih266

» E2 Setting 7,13,19,42
Paz Kas. 01, 2015 10:04 am tarafından codegen

» Redline Aradiginiz hersey tek link Her zaman guncel Arkadaslar
C.tesi Eyl. 26, 2015 5:57 am tarafından UCANKUS004

» Çökmüş Dreambox DM 500S Kurtarma
Salı Eyl. 22, 2015 12:43 pm tarafından yavoth

» DM800HD Clone Patched Images (Sim 2.01 SSL#84D OE2.0)
Perş. Tem. 02, 2015 2:38 pm tarafından Admin

» All Files in Our Enigma2 Addons
Çarş. Tem. 01, 2015 10:55 pm tarafından ttys

» E2 - Dreamboxedit_setup 5.1.1.1 ile İP TV eklemek
Paz Mart 22, 2015 1:48 am tarafından AHMCEL

» Ace Stream Media 3.0.3 programı ve paylaşım bölümü
Perş. Mart 05, 2015 1:59 pm tarafından Admin

Similar topics
    Arama
     
     

    Sonuç :
     


    Rechercher çıkıntı araştırma

    Haber

    Html Kodları
    http://www.btgroup.com.tr/tr/
    Canli Radyo

    Fbml Kodları

    http://www.btgroup.com.tr/tr/
    Eylül 2017
    PtsiSalıÇarş.Perş.CumaC.tesiPaz
        123
    45678910
    11121314151617
    18192021222324
    252627282930 

    Takvim Takvim


    Peygamberımızın dogumu

    Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek

    Peygamberımızın dogumu

    Mesaj tarafından Admin Bir Salı Kas. 15, 2011 11:48 am

    Peygamberımızın dogumu
    PEYGAMBERIMIZIN DOGUMU

    Peygamberimiz Fil vakasından 50 gün sonra ,Rebiullevvel ayinin on ikinci Pazartesi günü,tan yeri ağarırken, Mekke`de doğdu.

    PEYGAMBERIMIZ DOĞDUĞUNDA BAZI HADISELER VUKU A GELDI

    Peygamberimiz doğduğunda bazı hadiseler vuku a geldi,bunlardan
    bazılarını söyle sıralayabiliriz:Peygamberimiz ,Anadan Sünnetli ve
    göbeği kesik olarak doğdu. Peygamberimiz doğarken, çocukların yere
    düştükleri gibi düşmeyip ellerini ,yere dayamış başını semaya kaldırmış
    olarak doğdu.Peygamberimiz doğduğu zaman ,bir yıldız doğmuş ve
    bilginler, bu yıldızın doğduğu gece,Ahmed doğmuştur Dediler.Bir çok
    Yahudi Alimi Tevrat tan inceleme ile peygamberimizin bu gecede doğduğunu
    yakınlarına bildirmişlerdir.

    Peygamberimiz doğduğu gece Kisranin sarayından on dört şerefe yıkıldı
    İranlıların,bin yıldan beri hiç sönmeden yanan Atesgedeleri
    sönüverdi.Save Gölünün suyu çekildi.Sema ve Vadisini su bastı.Iran Sahi,
    Arapların, ülkesini istila edeceğini rüyasında gördü,ve telaşa düştü.



    PEYGAMBERIMIZIN BABASI HZ.ABDULLAH

    Peygamberimizin babası Hz. Abdullah Kureyş’in ileri gelen
    delikanlılarından idi. Güzel yüzlü,iki gözü arasında peygamberlik nurunu
    taşıyordu.Mekkenin bütün genç kızları onunla evlenmek için can
    atarlardı.Babasına o kadar itaatliydi ki babasının izinden hiç
    çıkmazdı.Hatta birinde babası Abdulmuttalip Allaha dua etmiş ve
    ``Allahım eğer bana on erkek evladı verirsen onlardan birini senin için
    kurban edeceğim``demiş ,on evladı olunca da Allaha verdiği sözü tutmak
    için oğlu Abdullahı kurban etmek istemiştir.Oğlu Abdullah babasına
    itiraz etmemiş ve boyun eğmiştir Etraftan yapılan eleştirilerle oğlunu
    kurban etmekten vaz geçmiş onun yerine 100 Adet Deve kurban etmiştir.
    Hz. Abdullah hz. Amine ile evlendikten Kısa bir müddet sonra gittiği
    ticaret kervanından dönerken yolda hastalandı. Medine’de dayısı Beni
    Adiy bin. Neccarin yanında bir ay hasta aldıktan sonra vefat etti.Hz.
    Abdullah vefat ettiği zaman Peygamberimiz henüz Anne karnında altı
    aylıktı.



    PEYGAMBERIMIZIN SÜT ANNEYE VERILISI

    Yeni doğan çocukları süt anneye vermek; Kureyş ve sair Arap eşrafının adeti idi.

    Bu da; kadınların kocaları ile daha iyi meşgul olmalarını ve
    çocuklarında ,özellikle ,havasının güzelliği, rutubetinin azlığı ve
    suyunun tatlılığı ile tanınan yerlerde yasayan şerefli kabileler
    arasında, sağlam vücutlu,siki etli, cesaretli yetişmelerini ve düzgün,
    pürüzsüz konuşmayı öğrenmelerini sağlamak içindi.

    Mekke çevresinde ve Harem içinde oturan kabilelerden Süt annesi olanlar,
    her yıl iki defa, yaz ve güz olmak üzere Mekke`ye gelirler,çocukları
    alıp götürürlerdi.

    Peygamber efendimizi(A.S) Ben`i Sa`d b.Bekr kabilesinden Süt annesi Halime hatun götürdü.

    Peygamberimizin Süt kardeşleri şunlardır::

    Abdullah b. Haris,Üneyse binti.Haris,Şeyma bint-i Haris.

    Peygamberimizi Yetim olduğu için Arap kadınları kabul etmemiş; sadece
    kabilesine götürecek çocuk bulamayan Halime, eli bos gitmemesi için
    peygamberimizi kabul etmişti.Peygamberimizi aldıktan sonra Halime ve
    Ailesinin yaşam tarzı bir anda değişti.

    Bunlardan bazılarını Halimenin dilinden dinleyecek olursak; Halime Hatun
    der ki;`` İçinde bulunduğumuz kuraklık ve kıtlık yılında hiç bir
    şeyimiz kalmamıştı. Ben, kır merkebimin üzerinde idim.Yanımızda, yaşlı
    bir devemiz vardı,bize bir damla süt vermiyordu.

    Üzerinde bulunduğum merkebin ağır yürümesi yol arkadaşlarımı çileden
    cıkartıyordu.Nihayet Mekke’ye varıp emdirilecek oğlan çocukları aramaya
    başladık. İçimizden hiç bir kadın Muhammedi almak istemiyor,ondan uzak
    duruyorduk. Çünkü, bizler emdireceğimiz çoçuğun babasından bahisse
    kavuşmayı ve ondan armağanlar almayı bekliyorduk.

    Bir ara Muhammed in dedesi Abdulmuttaliple karşılaştım,bana; İsmin nedir ?diye sordu.

    Halime dedim. Bana;Ey Halime! Benim yanımda bir yetim çocuğum var onu
    emzirmek için Beni Sa`d kabilesi kadınlarına teklif ettim öksüz olduğu
    için kabul etmediler. Sen kabul eder misin? Ben ,``bana biraz müsaade
    ette kocama bir danışayım``dedim.

    Hemen kocamın yanına döndüm,ona haber verdim. Kocam izin verince Muhammedi aldım.

    Muhammed bize gelince,evimiz öyle bereketlendi ki kocam la hayretler
    içinde kaldik.Sütü çekilmiş olan devemizde sütler fazlaca akmaya, zayıf
    olan merkebimizi,yolda başka hiç bir binek hayvan
    geçememeğe,davarlarımıza inen süt hiç bir davara inmemeye başladı.

    Peygamberin Çocukluğu daha değişikti. Daha iki Aylık iken,her tarafa
    yuvarlanmaya çalışıyordu.Üç Aylık olunca Day durmaya çalışıyordu.Dört
    Aylık olunca, duvara tutunup yürüyordu.Beş Aylık olunca bir yere
    tutunmadan yürüyebiliyordu.Altı Ayı tamamlayınca, yürümeyi
    hızlandırmıştı.Yedi Aylık iken her tarafa gidebiliyor,koşabiliyordu.
    Sekiz Aylık iken,konuşuyor,konuşulanı anlayabiliyordu.On Aylık iken Ok
    atabiliyordu. İki Yılı doldurduğu zaman,oldukça, iri ve gösterişli bir
    çocuk olmuştu.Onu Annesine götürdük, Amma,biz,Onun yüzünden gördüğümüz
    hayır ve bereketten dolayı, Yanımızda bir müddet daha tutmaya çok
    istekli bulunuyorduk.



    HZ.AMINENIN MEDINE ZIYARETI VE VEFATI

    Hz. Amine Peygamberi de yanına alarak Medine’deki Neccar oğullarından
    olan Dayılarını ziyarete gitti. Orada peygamberle, bir ay kadar misafir
    oldular.

    Yahudi kavmi peygamberimizi orada görünce onu devamlı kontrol edip hal
    ve hareketlerine dikkat ediyorlardı. Hz. Amine Yahudilerin Peygamberimiz
    hakkında takındıkları tavırlardan korkmaya başladı Ve acilen Mekke ye
    dönmek için yola koyuldular.

    Hz. Amine, Mekke’ye gelirken, yolda hastalanıp Evba köyünde
    durakladi.Başucunda duran Peygamberimizin yüzene baktı.Sonra da söyle
    hitap etti:

    ``Ey çekilen dehşetli ölüm okundan, Allah in lutfu ve yardımı ile yüz
    deve karşılığında kurtulan zatin oğlu!Allah, Seni,mübarek ve devamlı
    kilsin! Eğer rüyada gördüklerim doğru çıkarsa,Sen Celal ve bol ikram
    Sahibi tarafından,Adem oğullarına helal ve haramı bildirmek üzere
    gönderileceksin! Allah, Seni milletlerle birlikte devam edip gelen
    putlardan, putperestlikten de, esirgeyecek,alıkoyacaktır.

    Her canlı varlık ölecektir. Bende öleceğim.Fakat temelli anılacağım
    Çünkü, temiz bir oğul doğurmuş,arkamda hayırlı bir anı bırakmış
    bulunuyorum demiştir.

    Ve hz. Amine Ebva da vefat etti.Hazret-i Amine vefat ettiğinde 30 yaşlarında idi.

    Dünyada,böylece Babasız ve Annesiz kalan Peygamberimizi,yüce
    Allah,hamisiz bırakmadı: Önce dedesi Abdulmuttalibin yanında, sonra da
    amcası Ebu Talib-in yanında kaldı. Peygamberimiz, sekiz yaşına
    kadar,Dedesi Abdulmuttalibin yanında,sekiz yaşından sonra da Amcası Ebu
    Talib-in yanında kaldı.



    PEYGAMBERIMIZIN TICARET HAYATINA ATILISI

    Kureyşliler, öteden beri ticaretle uğraşırlardı. Ticaretle
    uğraşmayanların ise,ellerinde hiç bir şeyleri bulunmazdı.
    Peygamberimizin de, hazreti Hatice hesabına ticarete başlamadan önce,
    ticaretle uğraştığı olmuştur. Nitekim, Said b.Ebu Saib, Islamiyetten
    önce Peygamberimizin ticaret ortağı idi.Peygamberimizin,ticaret yapmak
    için, sermayesi olmadığından,hazreti Hatice peygamberimizi ücretle tuttu
    ve Kureyşilerden tuttuğu, başka bir zatıda, Peygamberimizin yanına
    kattı. Hazreti Hatice yapacağı her sefer için, Peygamberimize, ücret
    olarak genç ve yiğit birer erkek deve veriyordu. Peygamberimiz, Hazreti
    Hatice`nin ticaret Malını Şam`a götürmek için ,ilk defa dört tane erkek
    ve genç deveye anlaştılar. Peygamberimizle Kervan halkı Şam`a gitmek
    için yola koyuldular: Şam topraklarından Busraya vardıklarında
    peygamberimiz orada getirdiği bütün malları çok karlı bir şekilde satıp
    alacaklarını aldıktan sonra,Mekke’ye yardımcısı olan Meysele ile
    birlikte geri döndü.



    PEYGAMBERIMIZIN EVLENMESI

    Peygamberimiz hazreti Hatice adına ticaret yaparken, Peygamberimizdeki
    harikulade halleri görmüş ve yardımcısı Meysele ile Peygamberimize
    evlilik teklif etmişti. Peygamberimiz bu teklifi kabul ederek
    Kureyşlilerin en soylu kadınlarından olan hazreti Hatice ile evlendi.

    PEYGAMBERIMIZIN COCUKLARI

    Peygamberimizin, hazreti Haticeden,iki erkek çocuğu,dört kız çocuğu
    doğmuştur Isimleri şöyleydi: Kasim, Abdullah, Zeynep,Rukayye ,Ümmü
    Külsüm,Fatima ve Cariyesi Mısırlı Maria`dan doğan Ibrahim`dir.



    KABENIN KUREYŞILERCE YENIDEN YAPILISI VE PEYGAMBERIMIZIN HAKEMLIGI

    Bir Kadın, Kabe Hareminde buhurdanlıkta Öd ağacı yaktığı sırada ,
    buhurdanlıktan sıçrayan bir kıvılcımdan Kâbenin kat kat olan örtüsü
    tutuşup tamamı ile yanmış, bu yüzden duvarlar da her taraftan gevşeyip
    çatlamış bulunuyordu. Zaman, zaman sahilden gelen sel baskınları ilede
    Kâbenin tabanı ve duvarları da iyice yıkılacak duruma gelmişti.

    Bunun icin,Kureysliler Kabenin duvarlarını onarıp sağlamlaştırmak ve
    üzerinede,tavan çatmak istiyorlar,fakat, yıkmağa kalkarlarsa azaba
    ugrayabileceklerinden korkuyorlar,aralarinda meşvere ediyorlardı.

    Am bu sırada Rum tüccarlarından birisine Ait olan inşaat malzemesi yüklü
    bir gemi Cüdde sahillerinde parcalandi,bunu fırsat bilen Kureyşliler
    aralarında yardımlaşarak bu batan gemiden Kabe inşaası için gerekli
    malzemeleri almış oldular.Ve Kâbenin inşaatına başladılar.

    Hacerül Esved taşı yerine konulacağı zaman kabileler ,birbirleriyle
    anlaşamadılar. Hatta işi okadar ilerlettiler ki aralarında kavga yapmaya
    çok az bir zaman kaldı. Kureyşiler, Bu iş üzerinde, dört veya beş gece
    durdular. Sonra Kureyşin yaşlılarından Ebu Ümeyye b. Mugire bir teklifte
    bulundu;

    Teklifine göre ,mescidin kapısından giren ilk kişi bu taşı koymak için
    hakem olacaktı. Bütün kavmin uluları bu teklifi kabul ettiler.

    Tam bu sırada peygamberimiz içeri girdi, bütün kureyşliler el çırparak El-Emin`in hakemligine razıyız dediler.

    Peygamberimiz de hakemlik yaparken bütün kabilelerden birer kişi alarak
    Hacerul Esved-i bir beze koydurdu,ve onu konulacak yere getirttikten
    sonra besmele çekerek kendi elleriyle Hacerul-Esvedi yerine koymuş oldu.

    Admin
    Administrator

    Erkek Mesaj Sayısı : 2857
    Points : 6936
    Reputation : 7
    Kayıt tarihi : 03/05/11

    http://uydudreambox.swedishforum.net

    Sayfa başına dön Aşağa gitmek

    Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön

    - Similar topics

     
    Bu forumun müsaadesi var:
    Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz