En son konular
» DreamBox Kullanıcılarına özel FLASHWIZARD 7.02 Türkçe
C.tesi Eyl. 17, 2016 8:48 am tarafından turnurbil

» Canli MAc Izleme linki
Perş. Kas. 19, 2015 8:42 pm tarafından fatih266

» E2 Setting 7,13,19,42
Paz Kas. 01, 2015 10:04 am tarafından codegen

» Redline Aradiginiz hersey tek link Her zaman guncel Arkadaslar
C.tesi Eyl. 26, 2015 5:57 am tarafından UCANKUS004

» Çökmüş Dreambox DM 500S Kurtarma
Salı Eyl. 22, 2015 12:43 pm tarafından yavoth

» DM800HD Clone Patched Images (Sim 2.01 SSL#84D OE2.0)
Perş. Tem. 02, 2015 2:38 pm tarafından Admin

» All Files in Our Enigma2 Addons
Çarş. Tem. 01, 2015 10:55 pm tarafından ttys

» E2 - Dreamboxedit_setup 5.1.1.1 ile İP TV eklemek
Paz Mart 22, 2015 1:48 am tarafından AHMCEL

» Ace Stream Media 3.0.3 programı ve paylaşım bölümü
Perş. Mart 05, 2015 1:59 pm tarafından Admin

Arama
 
 

Sonuç :
 


Rechercher çıkıntı araştırma

Haber

Html Kodları
http://www.btgroup.com.tr/tr/
Canli Radyo

Fbml Kodları

http://www.btgroup.com.tr/tr/
Eylül 2017
PtsiSalıÇarş.Perş.CumaC.tesiPaz
    123
45678910
11121314151617
18192021222324
252627282930 

Takvim Takvim


FİL VAKASI (EBABİL KUŞLARI)

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek

FİL VAKASI (EBABİL KUŞLARI)

Mesaj tarafından Admin Bir Salı Kas. 15, 2011 11:48 am

Fil vakası (ebabil kuşları)
FİL VAKASI (EBABİL KUŞLARI)

Kâbe'yi yıkmak üzere büyük bir orduyla gelen Yemen valisi Ebrehe'nin ordusuna saldıran kuşlar.

Ebâbil, Arapça'da "bölükler, sürü, sürüler" demektir. Kelime, Kur'ân-ı
Kerim'de Fil sûresinin üçüncü âyetinde geçmektedir. Fil sûresinde olay
şöyle anlatılmaktadır: "Görmedin mi Rabbin fil sahiplerine ne yaptı?
Onların tuzaklarını boşa çıkarmadı mı? Üstlerine sürü sürü kuşlar
gönderdi. Onlara çamurdan sertleşmiş taşlar atıyorlardı. Nihâyet onları
yenilmiş ekin yaprağı gibi yaptı." (el-Fil, 105/1-5).

Bu olay Hz. Peygamber'in doğduğu yıl olmuş ve orduda bulunan
fil/fillerden dolayı Araplar arasında "Fil Vak'ası", geçtiği yıl ise
"Fil Yılı" olarak meşhur olmuştur. Olay kaynaklarda şöyle
zikredilmektedir:

Habeşistan Kralı Necâşi Ashame'nin, Yemen'e hükümdar tâyin ettiği Ebrehe
b. Sabbah el-Eşrem, Mekke'ye giden kervan ve Kâbe ziyaretçilerini
çekmek ve San'a şehrini ticaret merkezi haline getirmek üzere burada
Kulleys veya Kalis denilen bir tapınak (kilise) yaptırdı. Ancak tapınağa
gelen olmadığı gibi Fukaym kabilesine mensup bir Arap veya bir grup
Arap kiliseye girerek pislediler. Bunu öğrenen Ebrehe çok kızdı ve
Kâbe'yi yıkacağına yemin etti. Büyük bir ordu ve gayet iri cüsseli
"Mamud" adlı fili önde olduğu halde Mekke'ye yöneldi. M.S. 570 veya 571
yılında altmış bin asker ve on yahut dokuz fille yola çıktı.
(İbnü'l-Esir, el-Kâmil fi't Târih, Nşr: Tornberg, Beyrut 1965, I, 442).

Ebrehe yolda Yemen kralı Zû Neferi bozguna uğrattı, ardından
Has'amlıları yendi ve bunların Nufeyl b. Nubeyb adındaki liderinin
hayatını bağışlayarak kendisine Mekke'ye gidişte rehber yaptı.
Taif'teyken Sakif'liler tanrıları Lât'ı korumak uğruna Ebrehe ile
işbirliğine yanaşıp Ebû Regal'i ona rehber olarak verdiler. Ebrehe'nin
fillerin desteğindeki muazzam ordusunun karşısında hiçbir ordu
dayanamadı ve Kureyş'liler bu gelişe bakarak Kâbe'nin yıkılacağına kesin
olarak inanmaya başladılar.

Abdülmuttalibin Ebrehe ile Görüsmesi

Mekke yakınında Mugammes denilen yerde Ebrehe ordusu çadırlarını kurdu
ve çevredeki Mekke'lilere âit develeri yağmaladılar. Burada, Ebû Regal
öldü. Develerin içinde Abdülmuttalib'in de iki yüz devesi vardı.
Ebrehe'nin elçisi Hınata el-Himyeri Mekke'ye giderek Kureyş'lilerin
ileri gelenleriyle görüştü ve "Kâbe'yi tavaf etmeyi bıraktıkları
takdirde onlara saldırmayacaklarını" söyledi. Onlara sadece Kâbe'yi
yıkmak için geldiklerini, kendileri ile savaşmayacaklarını bildirdi
(İbnü'l-Esir, a.g.e., s.443).

Abdülmuttalib, "Biz onunla savaşmak istemiyoruz, buna gücümüz de yetmez.
Orası Beytullah'tır, eğer korursa O (Allah) Harem'i korur" dedi;
develerini görüşmek üzere Ebrehe'nin yanına vardı. Abdülmuttalib'e iyi
davranan ve önce onu takdirle karşılayan Ebrehe, Abdülmuttalib
develerini isteyince şöyle dedi: "Seni ilk gördüğümde gözüme büyük bir
şahsiyet olarak görünmüştün. Ama sen Kâbe'nin korunmasını isteyeceğin
yerde develerinin peşine düşünce gözümden düştün." Abdülmuttalib, "Ben
develerin sahibiyim. Kâbe'nin de sahibi var, O onu korur" dedi.

Abdülmuttalib develerini alıp Kureyş'lilerin yanına döndü, onlara olup
biteni anlattı ve hepsi, muhtemel bir katliâma karşı Mekke'den ayrılıp
dağlara çekildiler.

Fillerin Yere Cökmesi

Sabaha karşı Ebrehe, Mekke'ye ilerledi. Mamud denilen büyük fil, şehre
yaklâşınca yere çöküverdi; kalkması için çok uğraştıkları halde
kalkmadı. Öteki fillerin de, Kâbe yönünde sürüldüklerinde yere
çöktükleri, başka bir yöne yöneltildiklerinde koşarak kaçmaya
çalıştıkları görüldü. Bu mucizeyi olayın sıhhati Hz. Peygamber
(s.a.s.)'in Kusva adlı devesinin Mekke yakınlarında çökmesi olayında,
Nebi (s.a.s.)'in söylediği sözlerle sâbit olmuştur: Devesi çökünce
Rasûlullah'ın ashâbı, "Deve çöktü" dediğinde, Rasûlullah; "Hayır, Kusva
çökmedi, yalnız onu 'Fili engelleyen' engelledi" buyurmuştur. Buhâri ve
Müslim'de, Rasûlullah (s.a.s.)'in Mekke'nin fethi günü şöyle dediği
nakledilmektedir: "Yüce Allah filleri Mekke'ye girmekten alıkoydu. Ama
Rasûlünü ve mü'minleri oraya gönderdi. Dün olduğu gibi bugün de oranın
hürmeti iâde olmuştur. Dikkat edin, hazır olan olmayana bildirsin. "

Kuşlarn Ebrehe Ordusuna Saldirmasi

Ebrehe ordusu Mekke'ye girerken deniz tarafından, dahâ önce o bölgede
hiç görülmemiş, kırlangıca benzer kuş sürüleri bir anda ortaya çıkarak
Ebrehe ordusuna saldırdılar. Gaga ve pençelerinde taşıdıkları taşları ve
çamurdan balçıkları askerlerin üzerine bıraktıklarında onlar, kurumuş,
paramparça olmuş ağaç yaprakları gibi dağıldılar. Rehberleri Nufeyl
kaçtı, askerler kuş saldırısında telef olup feci şekilde öldüler; yolda
kalanlar, geriye dönenler de helâk oldular. Mekke'liler bu mucizeyi
dağlardan seyrederken Allah'ın irâdesi karşısında hayret ve dehşet
içindeydiler. Ebrehe, bu saldırıda etleri parçalanmış, çürümüş halde
San'aya dönerken, Hasm kabilesinin yaşadığı bölgede göğsü ikiye
yarılarak acıklı şekilde öldü (Kadı Beydâvî, Envârü't-Tenzil, Fil Sûresi
tefsiri).

Kuşlar ve attıkları taşlar hakkında çeşitli rivâyetler vardır. Bu olay
Rasûlullah'ın dünyaya geldiği yılda vukû bulduğundan, Peygamberimizin
ilk mucizelerinden sayılmıştır. Muhammed b. İshak ve İkrime o yıl çiçek
hastalığının Mekke'de yaygınlaştığını söylemişlerdir. Muhammed Abduh (v.
1905) bu rivâyetlerden hareketle Kur'ân'da geçen "Tayran Ebâbile"
ifâdesiyle kastedilenin "sinekler" olduğunu ayaklarında salgın hastalık
mikrobu taşıyan sinek sürülerini Allah'ın, Ebrehe ordusuna musallat
kıldığını belirtmektedir. Yeryüzünün en ihtişamlı ordusu ve hayvanları
(filleri) ile gelen Ebrehe ve ordusunu Allah, bir ibret olsun diye gözle
görülemeyen küçük canlılarla mikroplarla helâk etmiştir. Bu görüşü
yukarıda zikrettiğimiz gibi daha önce ilk siyercilerden Muhammed b.
İshak da kaydetmiştir.

Bu tefsirde önemli olan husus; Muhammed Abduh, Reşid Rıza, ve diğer bazı
müfessirlerin, Allah'ın, olağanüstü, fevkalâde, harikulâde mucizesi ile
bu Allah düşmanı orduyu helâk edişini dile getirmeleridir. Tefsirlerde
kuşların mâhiyeti hakkında değişik görüşler bulunmaktadır. İbn Abbas ile
Dahhak, Ebâbil'i "birbiri arkasından gelenler" diye yorumlamışlardır.
Hasan-ı Basri ile Katâde, "çok" mânâsına; İbn Zeyd "çeşitli, sağdan
soldan gelenler" mânâsına; Mücâhid, "toplu halde arka arkaya gelen"
mânâsına geldiğini söylemişlerdir. Kuşların, bölük bölük, karışık türde
oldukları anlaşılmaktadır. Rivâyetlerde kuşlar; kırlangıca, kekliğe,
sığırcığa, yarasaya, hatta "zümrüdü anka"ya benzetilmektedir .

"Siccil" kelimesi, taş ve çamur demektir. Yahut, çamurla sıvanmış taş
anlamına gelir. "Asf" kelimesi, ağaç yaprağı anlamına gelir. Haşerelerin
ağaç yaprağını yiyip ufalttıklarında yaprak yenik yenik hale gelir ki,
sûrede anlatılmak istenen budur.

Sûrenin anlamı; Allah'ın, Kâbe'nin müdafaasını müşriklere bırakmadığını,
saldırganları alışılmadık şekilde helâk ettiğini bize anlatmaktadır.

Olayın Gerceklestigi Yer

Fil olayı, Müzdelife ve Mina arasındaki Muhassab vadisi arasında bulunan
Muassıb'da meydana gelmiştir. Müslim ile Ebû Dâvûd, Câbir'den rivâyetle
onun şöyle dediğini yazarlar: "Rasûlullah Müzdelife'den Mina'ya hareket
ettiği zaman Muassıb vadisin de hızlanmıştı." İmam Nevevî bunu şöyle
izah etmiştir: "Ashâb-ı Fil olayı burada cereyan etmiştir. Onun için,
sünnet olan, hacıların buradan hızla geçmesidir" (Mevdûdî, Tefhimul
Kur'an Trc: Muhammed Han Kayanı ve diğerleri, İstanbul 1988, VII, 238)

İmam Mâlik de Hz. Peygamber'den, "Müzdelife durma yeridir, ama Muassıb vadisinde durulmamalıdır" hadisini nakleder.

Müşrik Kureyşlileri bu olay o kadar etkilemiştir ki, üç yüz altmıştan
fazla Kâbe putunu unutup yedi yahut on sene Allah'a tapmışlardır. Fil
sûresin de Allah, Ashâb-ı Fil'in acı âkıbetinin fecâatine sadece ana
hatlarıyla değinmiş ve müşriklere, Hz. Muhammed (s.a.s.)'in dâvetine
karşı çıktıklarında, onların başlarına gelebilecek acıklı azabı
hatırlatmıştır.

Admin
Administrator

Erkek Mesaj Sayısı : 2857
Points : 6936
Reputation : 7
Kayıt tarihi : 03/05/11

http://uydudreambox.swedishforum.net

Sayfa başına dön Aşağa gitmek

Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön


 
Bu forumun müsaadesi var:
Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz