En son konular
» DreamBox Kullanıcılarına özel FLASHWIZARD 7.02 Türkçe
C.tesi Eyl. 17, 2016 8:48 am tarafından turnurbil

» Canli MAc Izleme linki
Perş. Kas. 19, 2015 8:42 pm tarafından fatih266

» E2 Setting 7,13,19,42
Paz Kas. 01, 2015 10:04 am tarafından codegen

» Redline Aradiginiz hersey tek link Her zaman guncel Arkadaslar
C.tesi Eyl. 26, 2015 5:57 am tarafından UCANKUS004

» Çökmüş Dreambox DM 500S Kurtarma
Salı Eyl. 22, 2015 12:43 pm tarafından yavoth

» DM800HD Clone Patched Images (Sim 2.01 SSL#84D OE2.0)
Perş. Tem. 02, 2015 2:38 pm tarafından Admin

» All Files in Our Enigma2 Addons
Çarş. Tem. 01, 2015 10:55 pm tarafından ttys

» E2 - Dreamboxedit_setup 5.1.1.1 ile İP TV eklemek
Paz Mart 22, 2015 1:48 am tarafından AHMCEL

» Ace Stream Media 3.0.3 programı ve paylaşım bölümü
Perş. Mart 05, 2015 1:59 pm tarafından Admin

Arama
 
 

Sonuç :
 


Rechercher çıkıntı araştırma

Haber

Html Kodları
http://www.btgroup.com.tr/tr/
Canli Radyo

Fbml Kodları

http://www.btgroup.com.tr/tr/
Kasım 2017
PtsiSalıÇarş.Perş.CumaC.tesiPaz
  12345
6789101112
13141516171819
20212223242526
27282930   

Takvim Takvim


Kaynukaoğulları ve medineden sürülmeleri

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek

Kaynukaoğulları ve medineden sürülmeleri

Mesaj tarafından Admin Bir Salı Kas. 15, 2011 9:28 am

Kaynukaoğulları ve medineden sürülmeleri
KAYNUKAOĞULLARI VE MEDİNEDEN SÜRÜLMELERİ

Kaynukaoğullari Medine (Yesrib)de yaşamış bir Yahudi kabilesidir.
Yahudiler (Eskiden büyük Arap mabedinin yeri olan) Siondan Hristiyanlar
tarafından kovulduktan sonra, yeryüzünün çeşitli yerlerine az veya çok
büyük cemaatlar halinde dağılmışlardı. Ancak Arap yarımadasına ne zaman
geldikleri, cemaatlerinin burada ne zaman oluştuğu bilinmiyor. Ancak
İslam'ın yayılışından önce Arabistan'ın her tarafında Yahudiler vardı.
Ferdî ve pek az sayıda olduğu gibi sağlam cemaatler halinde, Eyle (Akabe
Körfezi)'den Yemen'in veya Uman'ın uçlarına kadar, Medine'den Bahreyn'e
kadar; Meknâ'da Vadiül-Kura'da, Teymâ'da, Fedek'te, Tâif'te kısacası
bütün şehirlerde, aynı şekilde panayırlarda ve kervanlarda onlara
rastlanır (Muhammed Hamîdullah, İslâm Peygamberi Çev. Salih Tuğ I, 393,
394).

Mekke'de hemen hemen hiç Yahudi yoktu. Ancak onlar, bölgenin yıllık
panayırlarında, özellikle Ukaz'da bulunurlardı. Ukaz'da hem ticaret
eşyası satarak, hem de kendilerini gizli şeyleri bilen veya istikbâlden
haber veren kâhin olarak tanıtmak suretiyle iyi para kazanmasını
bilirlerdi. Ehl-i Kitab olarak, câhil bedevîler üzerinde özel bir
prestij icra ediyorlardı (M. Hamidullah, a.g.e., I, 394).

Hz. Peygamber Medine'ye hicret ettiği zaman, halkın hemen hemen yarısı
Yahudi idi. Ancak Yahudilerin bu bölgeye gelişi hakkında açık bir bilgi
yoktur. İslâmiyet ortaya çıktığı sırada, büyük çapta Araplaşmış
görünüyorlardı; Arapça konuşuyorlar, çocuklarına Arap isimleri
veriyorlar, kabileleri bile Arap isimleriyle çağrılıyordu (M.
Hamîdullah, a.g.e., I, 405).

Komşuları müşrik Araplar gibi Yahudiler de kabile halinde yaşıyorlardı.
Hz. Peygamber (s.a.s) tarafından oluşturulan Medine İslâm devleti
anayasasında dokuz Yahudi kabilesinde söz ediliyor (Salih Tuğ, İslâm
Ülkelerinde Anayasa Hareketleri, İstanbul 1969, s.31-40 vd.). Fakat
tarihçiler bunları üç grupta topluyor. Kaynuka oğulları işte bu üç
kabileden biridir. Diğerleri; Nadîr ve Kurayzaoğullarıdır (M.
Hamîdullah, a.g.e., I, 405).

Kaynuka; kuyumcu anlamına gelmektedir. Gerçekten de onlar İslâmiyet'in
başlangıcında bu mesleği yapıyorlardı. Ayrıca umûmî ticaretle de meşgul
oluyorlardı. "Sûk beni Kaynuka=Benî Kaynuka Çarşısı'nda hatıraları
kalmıştır (M. Hamidullah, a.g.e. I, 405).

Rasûlullah (s.a.s), Medine'ye gelir gelmez yaptığı en önemli işlerin
başında bir anayasa hazırlamak gelir. Bu anayasada Yahudilerle olan
karşılıklı hak ve ödevler belirtilmiştir ki bunlardan biri, hariçten
gelecek saldırılara karşı bütün cemaatların Medine'yi savunmalarıdır
(Salih Tuğ, a.g.e., aynı yer).

Bundan sonra Peygamber (s.a.s), Yahudileri İslâm'a davet etmiş,
kendisini bir Allah elçisi, bir peygamber olarak Kur'an-ı tebliğ
etmiştir. Bazıları Müslüman olmuş bazıları çekinmiş, kimileri de
İslâmiyet'le alay etmişler, hatta Peygamber (s.a.s.)'e karşı
harbedenlere aktif bir şekilde yardım etmişlerdir.

Bedir savaşında Müslümanlarla Yahudiler arasındaki münasebetler büsbütün
bozuldu. Yahudiler hep birden peygambere karşı düşmanca bir tavır
takındılar. Böylece İslâm için büyük bir tehlike arzetmeye başladılar.

Rasûlullah (s.a.s.), bir seferinde Kaynuka oğulları yahudilerinin pazarına giderek onları toplamış ve şu şekilde hitabetmiş:

"Ey Yahudi cemaati! Kureyşlilerin başına gelen felâketin sizin başınıza
da gelmemesi için Allah'tan korkunuz ve İslâmiyeti kabul ediniz. Zira
biliyorsunuz ki ben gönderilmiş bir peygamberim. Siz bunu kitabınızda
buluyorsunuz ve sizi davet etmiştir." Yahudiler ona şu cevabı vermişler:
"Ya Muhammed! Sen ancak kendi kavmini tanıdın; askerlik ve savaş
sanatını bilmeyen bir kavimle karşılaşman seni aldatmasın, tesâdüfen sen
onları bozguna uğrattın. Vallahi şayet biz seninle savaşırsak, yiğit
olduğumuzu anlarsın" (İbn İshak, Sîre, Neşr. M. Hamidullah, Konya
1401/1981, s.294; et-Taberi, Tarîhür-Rusül vel-Mülûk, Neşr. Degoeje,
III, 1360).

Bu konuşmalardan sonra, Müslümanlarla Kaynuka oğulları arasındaki
ilişkiler daha da bozuldu ve nihayet bir Yahudinin, Müslüman bir kadına
karşı çirkince davranışı, bardağı taşıran son damla oldu. Kaynakların
nakline göre olay şöyle cereyan etmiştir:

Bir Arap kadını bazı şeyler satmak üzere Kaynuka oğulları pazarına
giderek eşyasını satar sonra bir kuyumcu dükkanına oturur. Orada bulunan
Yahudiler, kadından yüzünü açmasını isterler. O buna yanaşmayınca
kuyumcu, kadının eteğini arkasından beline iliştirir, kadın ayağa
kalkınca avret mahalli görülür, onlar da buna gülüşürler. Kadın feryad
etmeye başlayınca Müslümanlardan biri kılıcını çekerek Yahudi kuyumcunun
üzerine atılıp onu öldürür. Yahudiler de toplanıp Müslümanı şehid
ederler. Şehid edilen müslümanın ailesi imdat ister. Bu durum
Müslümanları çok öfkelendirir (İbn Hişam, es-Sîretü'n-Nebeviyye, Nşr. M.
es-Sekâ, İ. el-Ebyârî, A.Hafız Çelebi, Lübnan 1391/1971, III, 51).

Kaynuka oğulları, Peygamber (s.a.s)'le savaştıkları zaman onların
işlerini Abdullah b. Übeyy b. Selûl üstlenmiş ve önlerine düşmüştü.
Onların Abdullah ile anlaşmaları olduğu gibi Hazrec oğullarından Ubâde
İbn esSâmit ile de ittifakları vardı. Ubâde, onların Hz. Peygamberle
olan antlaşmalarını bozduklarını duyunca Peygamber (s.a.s)'e gelerek
O'nun huzurunda, Kaynuka oğulları ile olan ittifakını reddetti. Onlarla
ittifaktan Allah'a ve Resûlüne sığındı ve; "Ya Rasûlallah! Ben, Allah'ı,
Resûlünü ve mü'minleri dost biliyorum; bu kâfirlerle ittifak yapmaktan
ve onlarla dostluktan Allah'a ve Resûlüne sığınırım" dedi (İbn İshak,
a.g.e., 295).

Mâide Sûresindeki kıssa, Ubâde ve Abdullah b. Übeyy hakkında nazil oldu:

"Ey İman edenler! Yahudilerle Hristiyanları dost edinmeyin. Onlar ancak
birbirlerinin dostlarıdırlar. İçinizden kim onları dost edinirse o da
onlardandır. Allah zalimleri doğru yola eriştirmez" (el-Mâide, 5/51; İbn
İshak, a.g.e., 295).

Ubâde Kaynuka oğulları ile olan ittifakını, muhtemelen bu âyetin nüzûlünden sonra bozmuştur.

Kaynuka oğulları; Rasûlüllah (s.a.s) ile aralarındaki antlaşmayı bozan,
Bedirle Uhud arasında O'nunla savaşan ilk Yahudilerdi. Rasûlullah
(s.a.s.), onları muhasara etti. Onbeş günlük bir kuşatmadan sonra
Rasûlüllah'ın hükmüne razı olarak savaşsız teslim oldular. Hz.
Peygamber, erkeklerin ellerinin bağlanmasını emretti. Fakat münafıkların
başı Abdullah b. Übeyy Hz. peygamber'e gelerek:

"Ey Muhammed! Müttefiklerime iyilik et" dedi. Resûlullah ağırdan alınca
İbn Selûl tekrar; "İyilik et" dedi. Resûlullah (s.a.s) ondan yüz
çevirdi. Bunun üzerine İbn Selûl, elini Hz. Peygamber'in zırhının
yakasından içeri soktu. Resûlullah kızarak: "Yazıklar olsun sana! Bırak
beni!" dedi. İbn Selûl: "Hayır vallahi dostlarıma iyilik etmedikçe seni
bırakmam. Onlar, beni altından ve mal-mülkten mahrum ettiler sen ise bir
sabah vakti onları biçiyorsun. Allah'a yemin ederim ki ben, bir takım
musibetler gelmesinden korkuyorum" dedi. Bunun üzerine Resûlullah
(s.a.s): "Onlar senindir" buyurdu ve "Çözünüz onları, Allah onlarla
birlikte ona da lanet etsin" dedi. Serbest bırakılınca sürgün
edilmelerini emir buyurdu (İbn İshak, a.g.e. 295; Taberî, a.g.e. III,
1360 vd.).

Allah, Resûlüne ve Müslümanlara onların mallarını ganimet olarak ihsan
etti. Onların arazileri yoktu, kuyumculukla uğraşıyorlardı. Resûlullah
(s.a.s), onların birçok silahlarını ve kuyumculuk aletlerini aldı.
Onları, tüm çoluk çocuklarıyla birlikte Medine'den çıkarmaya Ubâde İbn
es-Sâmit memur edilmişti. O da, onları Dibâb'a kadar götürdü (Taberî,
a.g.e., III, 1362).

Kaynuka Yahudileri, Ubâde İbn es-Sâmit'e, "Ey Velid'in babası! Evs ve
Hazrecle aramızda ittifak vardı. Biz senin müttefikin idik, sen bize ne
diye böyle yaptın?" dediler. Ubâde İbn es-Sâmit de onlara: "Siz harb
açtınız" dedi. Abdullah İbn Übeyy de; "Sen müttefiklerinden uzaklaştın
da bundan eline ne geçti?" dedi. Ubâde; "Hubâb'ın babası! Kalbler
değişti, İslâmiyet ahidleri yok etti" dedi.

Kaynuka oğulları Vâdiül-Kura'ya gelip bir müddet kaldıktan sonra
Azruat'a gidip orada yerleştiler (ibnü'l-Esir, el-Kâmil, II, 66).

Admin
Administrator

Erkek Mesaj Sayısı : 2857
Points : 6936
Reputation : 7
Kayıt tarihi : 03/05/11

http://uydudreambox.swedishforum.net

Sayfa başına dön Aşağa gitmek

Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön


 
Bu forumun müsaadesi var:
Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz